Türkiye genelinde 332 restorana ulaşan McDonald’s Türkiye, yeni işe alım kampanyası kapsamında bünyesine 2 bin 350 yeni çalışan ekleyerek büyümesini sürdürüyor.
Gıda ve hızlı servis restoran sektörü, genç nüfusun iş gücüne katılımı ve ilk iş tecrübelerini edinmesi açısından stratejik bir basamak niteliği taşıyor. Türkiye çapındaki restoran sayısını 332’ye çıkaran McDonald’s Türkiye, başlattığı geniş kapsamlı işe alım atağıyla 2 bin 350 kişiyi daha bünyesine kattı.
Markanın kapsayıcı insan kaynakları vizyonu doğrultusunda şekillenen bu hamle, özellikle gençler ve kadınlar için iş hayatında fırsat eşitliği zeminini güçlendiriyor. Toplumsal cinsiyet eşitliğini kurumsal bir vizyon olarak benimseyen markanın kadın çalışan oranını 2026 itibarıyla yüzde 51,6 seviyesine ulaştırması, perakende ve hizmet sektöründeki kapsayıcılık standartlarını üst seviyeye taşıyor.

Performansa Dayalı Kariyer Mimarisi
İstihdam edilen personelin sadece operasyonel birer çalışan değil, geleceğin lider adayları olarak konumlandırılması, sürdürülebilir büyüme odaklı şirketlerin en belirgin özelliklerinden biridir. Göreve yeni başlayan tüm çalışanlar müşteri deneyimi, ekip çalışması, zaman yönetimi, operasyon planlama ve liderlik gibi temel disiplinlerde akademilerle destekleniyor.
Şirketin bünyesinde uygulanan performansa dayalı kariyer geliştirme mekanizması sayesinde bir restoran ekibi üyesi, operasyonel basamakları hızla tırmanarak restoran yöneticiliğine ve hatta şirketin üst düzey yönetim kademelerine kadar yükselebiliyor. Bu dikey kariyer imkanı, çalışan bağlılığını artırırken markanın iç kaynaklarından nitelikli liderler yetiştirmesine zemin hazırlıyor.

Kapsayıcı Kurum Kültürü
McDonald’s Türkiye CEO’su Mwaffak Kanjee tarafından yapılan değerlendirmeler, markanın büyümeyi sadece finansal rakamlar ve restoran adetleriyle sınırlamadığını, toplumsal katkıyı da bir başarı metriği olarak gördüğünü kanıtlıyor. Yeni restoran açılışları ve genişleyen operasyon ağı, doğrudan istihdam yaratmanın ötesinde yerli tedarikçileri ve yerel tarım/hayvancılık ekosistemini de doğrudan besleyen devasa bir ekonomi üretiyor.
İşe alım süreçlerinde fırsat eşitliğini esas alan ve toplumun her kesiminden adaya kapılarını açan bu yaklaşım, işveren markası iletişiminde samimi, sürdürülebilir ve yüksek katma değerli bir kurumsal duruş sergiliyor.
Küresel markaların istihdam hamlelerini ve işveren markası stratejilerini ele aldığımız yazıları buradan okuyabilirsiniz.