Sakız ambalajlarından çıkan geleneksel manileriyle Türk kültüründe ikonik bir yer edinen Falım, bu kez gerçek bir aşk hikayesinin ilham kaynağı oldu.
Yaklaşık bir yıl önce aldığı sakızdaki maniyi beğenerek cüzdanında saklayan İlkay Güvercin, dizelerde tarif edilen özelliklere sahip veteriner hekim Bülent Korkmaz ile İzmir’de dünya evine girdi. Tüketici ile marka arasındaki duygusal bağın en somut örneklerinden biri olan bu olay, Falım’ın yıllardır sürdürdüğü eğlenceli iletişim dilinin toplum yaşamındaki derin karşılığını bir kez daha gözler önüne serdi.

Tüketici Deneyiminde Beklenmedik Bir Dönüm Noktası
Söz konusu manide yer alan “Bir ev döşemiş zevki süper, bazen pop bazen caz dinler, hayvanlara sevgisinden okumuş olmuş veteriner” ifadeleri, İlkay Güvercin’in hayatında kelimenin tam anlamıyla karşılık buldu. İlk okuduğunda tebessümle karşıladığı bu küçük kâğıt parçasını saklama kararı alan Güvercin, bir yılın sonunda manide betimlenen meslek grubundan biriyle hayatını birleştirerek eşine az rastlanır bir Falım manisi hikayesine imza attı. Günlük bir alışkanlık olarak başlayan bu süreç, markanın sunduğu kehanet odaklı eğlence anlayışının bireysel bir anlatıya dönüşmesiyle sonuçlandı.

Marka İletişimi ve Duygusal Bağın Gücü
Mondelez International Türkiye Pazarlama Lideri Zümrüt Elitaş, konuya ilişkin yaptığı değerlendirmede markanın sunduğu küçük sürprizlerin tüketicilerin hayatında ne denli anlamlı izler bırakabildiğine dikkat çekti. Elitaş, Falım’ın maniler aracılığıyla kurduğu bu güçlü bağın sosyal medya üzerinden paylaşılmasının kendileri için stratejik bir kıymeti olduğunu vurguladı. Markanın “gülümseten anlar armağan etme” vizyonuyla birebir örtüşen bu hikaye, tüketici sadakatinin ve organik marka etkileşiminin başarılı bir çıktısı olarak pazarlama literatüründeki yerini aldı.

Sektöre dair daha fazla gelişmeye ve benzer başarı hikayelerine ulaşmak için burayı ziyaret edebilirsiniz.