Fransa Seçimlerinde Reklamcı Jacques Séguéla Etkisi

Fransa

“Seçimi ideoloji değil, lider kazanır.” 1991’de Mesut Yılmaz’a bu tavsiyeyi veren efsane reklamcı Séguéla’nın doktrini, Fransa seçimlerinde Macron üzerinden yeniden hayat buluyor.

Siyasal iletişimde “ürün” liderin kendisidir. Bunu en iyi bilenlerden biri, Mitterrand’ın efsane kampanyalarını yöneten ve 1991’de Türkiye’de Mesut Yılmaz ile çalışan Fransız reklamcı Jacques Séguéla’ydı. Séguéla’nın “Seçimlerde geçmiş için değil, gelecek için oy verilir. Oy umut içindir, parti programı için değil” sözü, bugün Fransa seçimlerinde Emmanuel Macron’un stratejisini özetliyor.

Fransa

Kriz İletişimi ve Marka Algısı

Macron’un Putin ile görüşmesindeki o meşhur “uzun masa” fotoğrafı sosyal medyada alay konusu olsa da, pazarlama açısından etkisi farklı okundu. Seçmen, “dalga geçilen” bir lider değil, “çabalayan” bir lider gördü. The Times’ın analizi de bunu doğruluyor: Fransızlar, liderlerinin kriz anında direksiyonda olmasını önemsiyor. Yerel seçimlerdeki başarısızlık (marka genişlemesi sorunu), kriz anındaki güçlü lider imajıyla (ana marka değeri) tolere ediliyor.

Duygusal Tüketici: Önce Kalp Sonra Mantık

Pazarlamanın altın kuralı siyasette de işliyor: Kararlar duygusal alınır, mantıkla rasyonelize edilir. “Fransızlar önce kalbiyle, sonra mantığıyla oy verir” sözü, seçmenin ekonomik verilerden (enflasyon, pahalılık) ziyade, savaş dönemindeki güven ve umut arayışına yöneleceğini gösteriyor. Macron, teknik vaatlerden çok, “gelecek ve istikrar” umudunu pazarlıyor.

Liderlerin kişisel markalarını nasıl inşa ettiğini ve iletişim stratejilerinin kitleler üzerindeki etkisini okumak için daha fazlasını buradan inceleyebilirsiniz.

Önceki Makale

Tüm Pirinç Tek Seferde Pişince Metro Türkiye RTM Dersine Girdi

Sonraki Makale

Oneo’dan Lahmacun Krizine Eğlenceli Çözüm