Şirketler zirveye yenilikle çıkar, ancak zirveye yerleşince yeniliği risk olarak görmeye başlar. Nokia ve Kodak örnekleri, “Başarı Körlüğü”nün nasıl bir yok oluş senaryosu yazdığının en net kanıtıdır.
Yönetim biliminde sıkça tartışılan bir paradoks vardır: Bir şirketi büyüten yetenekler, bazen onun sonunu getiren nedenlere dönüşebilir. Nokia’nın dokunmatik ekranı, Kodak’ın dijital kamerayı “gereksiz” görmesi bir tesadüf değildi. Bu, literatürde “Başarı Körlüğü” olarak adlandırılan stratejik bir miyopluktur.

Kârı Korurken Geleceği Kaybetmek
Yahoo, MySpace veya Nokia… Hepsinin ortak yanılgısı, kendilerini statik bir ürünün satıcısı olarak görmeleriydi. Oysa Google veya Apple, kendilerini bir “deneyim ve çözüm” sağlayıcısı olarak konumlandırdı. Zirvedeki şirketler genellikle mevcut kâr marjlarını koruma içgüdüsüyle (“Innovator’s Dilemma”), kendi eski düzenlerini yıkacak cesareti gösteremezler.
Bitişin Reçetesi: 5 Stratejik Hata
-
Mevcut Başarıya Saplanmak: Dünü kutlarken yarını planlamamak.
-
Riskten Kaçınmak: “Çalışıyorsa dokunma” mantığıyla inovasyonu durdurmak.
-
Defansif Tutum: Yeni fikirleri, mevcut ürünü öldürecek bir virüs gibi görmek.
-
Sinyalleri Okuyamamak: Tüketici alışkanlıklarındaki dip dalgaları yok saymak.
-
Ego: “Pazarı biz belirleriz” kibrine kapılmak.
Çözüm: Kendi Kendini “Disrupt” Etmek
Zirvede kalmanın tek yolu, kendi kurduğunuz düzeni rakiplerinizden önce yıkacak kadar cesur olmaktır. Başarıyı bir varış noktası değil, sürekli yeniden tanımlanması gereken bir süreç olarak görenler ayakta kalır.
Şirketlerin stratejik hatalarını ve yönetim dünyasındaki vizyoner yaklaşımları incelediğimiz analiz yazılarına sitemizden göz atabilirsiniz.