Anadolu Efes, sürdürülebilirlik çalışmalarını üç ana odakta yeniden yapılandırdı. “Çevre için sıfırlıyoruz” ve “Sosyal etkimizi artırıyoruz” vizyonuyla hareket eden marka, tarımı sadece bir tedarik zinciri değil, onarıcı bir güç olarak konumluyor.
Anadolu Efes, yarım asrı aşan kurumsal hafızasını “değer yaratma” odaklı yeni bir stratejiyle geleceğe taşıyor. Kurumsal İletişim ve İlişkiler Direktörü Selda Susal ev sahipliğinde düzenlenen basın buluşmasında paylaşılan vizyona göre şirket, sürdürülebilirlik çalışmalarını üç stratejik sacayağı üzerine kuruyor: Çevre için sıfırlamak, Sosyal etkiyi artırmak ve Fırsat eşitliği ile güçlenmek.

Onarıcı Tarım ve Ar-Ge Odaklı Yaklaşım
Markanın stratejisinde en dikkat çeken başlık, tarıma getirilen inovatif yaklaşım oldu. Hammaddesinin tamamını doğadan temin eden şirket, 2025 yılında Türkiye tarım ekonomisine 1,7 milyar TL katkı sağladı. Ancak buradaki asıl stratejik hamle, 1982’den beri süregelen Ar-Ge çalışmalarıyla geliştirilen 17 tescilli arpa ve 7 şerbetçi otu tohumu.
2024 yılında Anadolu Meraları iş birliğiyle başlatılan “Tarladan Şişeye Onarım” programı ile onarıcı tarım uygulamalarına geçen Anadolu Efes, toprağın iyileştirilmesini iş modelinin bir parçası haline getiriyor. 2025’te devreye alınan 158,5 milyon TL’lik “Çiftçi Teşvik Paketi” de bu ekosistemi sürdürülebilir kılmayı hedefliyor.
Gençler, Kadınlar ve Küresel Etki
Anadolu Efes, sadece çevresel değil toplumsal dönüşümü de hedefleyen bütüncül bir strateji izliyor. “Sürdürülebilir Tarım ve Etki Girişimciliği” programı ile gençlere yetkinlik kazandırılırken, Kazakistan, Moldova ve Gürcistan’da yürütülen projelerle kadınların ekonomik hayata katılımı teşvik ediliyor. Kültür-sanat tarafında İKSV ile 39 yıldır süren iş birliği ve biyoçeşitlilik projeleri (Denize +1 Nefes, Save the Berkuts), sosyal faydanın küresel bir strateji olarak nasıl yönetildiğinin somut örneklerini oluşturuyor.
Global markaların sürdürülebilirlik vizyonlarını ve toplumsal dönüşüm stratejilerini incelediğimiz analizlere buradan ulaşabilirsiniz.