Eşit Ücret Sertifikası, uluslararası alanda ilk kez Ülker’e layık görüldü.
İş dünyasında “fırsat eşitliği” kavramı genellikle kurumsal vizyon belgelerinde yer alan bir beyan olarak kalırken; binlerce çalışanı olan devasa organizasyonlarda bu ilkeyi bağımsız denetim süreçlerine açmak, kurumsal şeffaflığın kritik bir göstergesi kabul ediliyor. Türkiye’nin köklü markalarından Ülker, bu alanda önemli bir adım atarak İsviçre merkezli EQUAL-SALARY Foundation’dan “Eşit Ücret Sertifikası”nı almaya hak kazandı.
Söz konusu tescil, 5.379 çalışanı kapsayan dev yapıda, tüm ücretlendirme süreçlerinin cinsiyetten bağımsız, tamamen objektif kriterlere dayandığını uluslararası standartlarla kanıtlıyor. Bu belge ile Ülker, Türkiye’de bu ölçekte sertifikalandırılan ilk şirket olurken, global atıştırmalık sektöründe de bir ilki gerçekleştirdi.

Bağımsız Denetim ve Şeffaf Kurum Kültürü
Ülker İnsan Kaynakları Başkan Yardımcısı Eylem Derya Özgür, PhD, konuya ilişkin yaptığı değerlendirmede, fırsat eşitliği ve kapsayıcılığın şirketin sürdürülebilirlik stratejisinin temelini oluşturduğunu belirtti. Özgür, bu uluslararası tescilin, yaklaşımımızın yalnızca bir hedef değil; kurum genelinde benimsenmiş ve somut verilerle desteklenen bir standart haline geldiğini açıkça ortaya koyduğunu ifade etti.
Elde edilen bu başarı, kurumsal değerlerin sadece söylemde kalmadığını, ölçülebilir ve denetlenebilir bir sistemle güvence altına alındığını gösteriyor. Bağımsız denetim sürecinden tam not alan bu yapı, iş dünyasında şeffaflık kriterlerinin nasıl somutlaştırılabileceğine dair bir vaka analizi niteliği taşıyor.
Sektörel Standartlar ve Gelecek Vizyonu
Eşit Ücret Sertifikası, sadece kurum içi bir başarı değil, aynı zamanda faaliyet gösterilen sektörler için de yeni bir referans noktası tanımlıyor. Dr. Eylem Derya Özgür, bu başarının sektör genelinde de önemli bir örnek teşkil ettiğini belirterek şu ifadeleri kullandı: “Eşit Ücret Sertifikası’nı almamız, yalnızca kendi organizasyonumuz adına değil, faaliyet gösterdiğimiz sektör için de ilham veren güçlü bir referans niteliği taşıyor.”
Bu sertifikasyon süreci, sürdürülebilirlik ve kapsayıcılık gibi kavramların kurumsal birer sözcük olmaktan çıkıp, somut bir kurum kültürüne dönüştüğünü tescilliyor. Ülker’in bu hamlesi, Türkiye’deki büyük ölçekli yapılar için eşitlikçi yönetim modelleri konusunda yeni bir eşik belirliyor.
İş dünyasındaki benzer kurumsal başarı hikayelerini ve güncel analizleri buradan takip edebilirsiniz.