Markalar dikkat çekmek için sesini yükseltirken, Starbucks fısıldamayı seçiyor. Popüler sosyal medya akımını minimalist çizgisiyle yorumlayan marka, tüketiciye “Nereye bakacağını ben söylerim” diyor.
Sosyal medya trendleri her gün değişiyor, ancak bazı markalar bu trendleri kopyalamak yerine kendi kimliklerine adapte etmeyi çok iyi başarıyor. Bunun son örneği, viral olan “yönlendirmeli görsel” akımını kendi zamansız diliyle birleştiren Starbucks oldu.

Göz Hareketlerini Tasarlamak
Kullanıcıyı görselin sol altından sağ üstüne, oradan merkeze yönlendiren kısa ve esprili metinler, aslında basit bir oyun kurgusu sunuyor. Starbucks, bu çalışmayla son dönem pazarlamasının en kritik kuralını uyguluyor: Dikkat çekmek için gürültü yapmana gerek yok, sadece göz hareketini ve algıyı doğru yönetmelisin.
Sadeliğin Gücü
Starbucks’ın yorumunda, akımın diğer örneklerinde görülen karmaşa yok. Tek renk paleti (ikonik Starbucks yeşili), sade bir tipografi ve düşük dozlu, sıcak bir mizah var. Bu sakinlik, kaosun hakim olduğu sosyal medya akışında görselin bir “nefes alma durağı” gibi algılanmasını ve parmakların durmasını sağlıyor.
“Nereye Baktığın Önemli”
Ortaya çıkan iş, ürün iletişiminde bazen sayfalarca metin yazmanın veya dev prodüksiyonların gerekmediğini hatırlatıyor. Marka, “daha fazlasını söylemek” yerine, kitleye “doğru yere bakmayı” öğreterek, minimalizmin feed içinde ne kadar güçlü bir durdurucu etki yaratabileceğini kanıtlıyor.
Tüketici davranışlarını yönlendiren görsel iletişim tekniklerini ve inovatif kampanya analizlerini takip etmek için tıklayın.